geçen gece karımla konuşuyordum. insanın başarısı, zengiliği ile ilgili olarak, biz insanlardan faydalanamadık hiç dedim. kesinlike bu işi bilemedik. sadece bunu bilebilseydik biz çok zengin olabilirdik rozicim dedim. ve karşıtları düşünme alışkanlığı olarak iyi ki dedim. :) iyi ki çünkü, gerçekten, insanları faydalanılacak birer nesne gibi hiç görmedim. insanların ilişkilerini fayda üzerinden yaratmasını kendime göre itici buluyorum. arkadaşlarıma sağlayacağım faydanın, sadece iyi bir insanın yanında olma mutluluğu olmasını isterim. neyse buna bağlı olarakta insan ilişkilerini en iyi bilenlerin çok başarılı olabileceğini konuştuk aramızda. o zaman iletişimi akademik alanlarında okuyarak, bilmsel metodojilerin ışında öğrenerek işinde iyi olanların başarı ile ilgili çok yüksek şansları var dedik. adamlar boşuna cio olmuyorlar çünkü… yine egom çalıştı :) ve roziye valla rozi ben okusaydım, bu eğitimleri iyi bir okulda alsaydım ben de olurdum, kendimi akıllı bulurum dedim. o anda rozi iletişim dedi. çok önemli… kesinlikle haklısın dedim. işte burası çok önemliydi. bir yönetici ile çalışanı arasında iyi bir iletişim varsa, ortak değerleri faydalarına yönelik yönetiyorlarsa, iki taraf ta mutluysa e harika dedim. tabii ki iki taraf da mutlu bir ilişkiden iyisi var mıdır.
derken yönetim ve organizasyonları kurmak ve yönetmek üzere eğitime tabii tutulanların en iyilerinin, insandan en yüksek verimi alma, insanlarından en fazla yaralanma metodlarını, öğrendikleri geldi aklıma… insanı alet ederek, insanı nesneleştiren bir biçim de hem de… şükürler olsun dedim bir züğürt tesellisi olarak… :) kedi, erişemediği ciğer ilişkisi içinde ne kadar çok atılabileceğini çok gözlerim ve gülerim çoğu zaman. güldüm kendime :) yine ego savaşı bırak mıyor tabii ki :) yoo bu bir züğürt tesellisi değil. yanımızda yüzlerce insan çalıştı. yüksek verim gibi bir yapılanmamız olmadı. insani şartları en mümkün, en bütçemize uygun bir biçimde sağlamaya çalıştık. dedik. rozi işçiler senin için yusuf babanın çiftliğinde çalışıyoruz diyorlar dedi. ben bu işi hiç bilemedim galiba dedim. yanımdaki insanlardan faydalanamadım. çevremdeki yüksek gelir grubu insanlar hep çoktu. iyi ilişkileri fayda arama üzerine kurmamıştım. o konuyu es geçtim çoğu zaman…sevdiğim insanlar, beni sevenler oldu iyi ilişkilerim, az param var. :) hayatta zenginliği ve başarıyı tanıdığı akıllı, demokrat ruhlu, iyi düşünen, insancıl, vicdanlı insanların arkadaşlıkları olarak görürüm. en çok tanıyan en zengin, benim için. işte bu adamları kıskanırım içten içten… :)
ama başarının kriterlerini yazanlar, önce kaç paran var diyorlar. başarı buna endeksli bir dünyada yaşıyoruz, biliyorum dedim kendime :)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder